RSS

Archives de Tag: Necmettin Erbakan

Secula şenlikleri

Secula şenlikleri

Samim Akgönül

4

Latince Secula kelimesini bilen var mı ? Çoğu kişi bunun « yüzyıl » anlamına geldiğini sanır. Fransızcadaki “siècle” kelimesi de oradan gelir, artık Türkçede de kullanılan “Seküler” kelimesi de. Aslında Roma’da Secula tam yüzyıl değildir. Herhangi bir dönemde şehirde yasayan herkesin yaşamlarıyla ölümleri arasındaki döneme tekabül eder. Yani şehir nüfusunun 100%’ünün yenilendiği dönemin ismidir. Bazen 110 yıl sürer, bazen 95 bazen de 90. Sonunda da Secula şenlikleri yapılır. O yüzden seculanın tam karşılığı yüzyıl değil “çağ” olabilir ya da “dönem” ki bu kavramda da döngü anlamı var. Foucault’nun sarkacı.

Türkiye siyasi tarihinin 1970 sonrasında damgasını vuran 4 siyasetçi vardı. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş. Bu dört siyasetçinin dördü de başarısız oldu. Toplumu refaha, mutluluğa ulaştıramadılar. Sistemi rahatlatamadılar, ülkeyi normalleştiremediler. Hepsinin hataları, bencillikleri, yanlışlıkları ülkede on binlerin belki de yüz binlerin ölümüne, milyonların mutsuzluğuna ve genelde ülkenin geri kalmışlığına yol açtı. Sistemin aksaklıklarının hepsinden bu dördü sorumlu değildi belki ama var olan aksaklıkları, derin kimliksel ve sınıfsal kırılmaları düzeltemediler ve yenilerini eklediler.

Alparslan Türkeş 1997’de öldü, 1917 doğumluydu

Bülent Ecevit 2006’da öldü, 1925 doğumluydu

Necmettin Erbakan 2011’de öldü, 1926 doğumluydu

Ve Süleyman Demirel 2015’de öldü, 1924 doğumluydu

Süleyman Demirel’in de ölümüyle en azından siyasette bir secula kapandı. Yeni aktörler var, yeni gerilimler, ve yeni kırılmalar. Fakat işin korkutucu tarafı eskiler de sanki keskinleşerek varlıklarını sürdürüyorlar. Sistem de rahatlamış değil siyasal hayat da normalleşmiş değil. Umarım yeni seculanın başaktörleri bu dörtlüden daha başarılı olur. İçinde debelendiğimiz çağın sonunda çocuklarımız karar verecek.

Publicités
 
Poster un commentaire

Publié par le juin 17, 2015 dans News

 

Étiquettes : , , ,

Ekmeleddin Ihsanoglu, un musulman chez les kémalistes

Ekmeleddin Ihsanoglu, un musulman chez les kémalistes

En désignant un musulman « moderne et intellectuel » comme candidat commun à l’élection présidentielle du 10 août pour affronter Recep Tayyip Erdogan, les kémalistes et les nationalistes ont surpris. Décryptage de ce scrutin inédit par le politologue Samim Akgönül.

Ihsanoglu, leading opposition candidate for August's presidential elections, talks to media in Ankara

Son nom est difficile à prononcer, même chez les Turcs qui, pour la plupart, découvrent ce professeur d’Histoire de 70 ans, -au look qui rappelle Necmettin Erbakan, leader historique de l’Islam politique en Turquie-, qui vient d’achever ses fonctions de Secrétaire général de l’Organisation de la Conférence islamique en janvier 2014 après dix ans de mandat. Un musulman, sunnite, conservateur « moderne et intellectuel » typique de cette génération où les musulmans convaincus étaient méprisés par les kémalistes et les néo-kémalistes (sa femme ne porte pas le foulard, détail fondamental pour une Turquie qui s’est déchirée sur cette question pendant des décennies).

Il vient d’être désigné comme candidat commun à l’élection présidentielle du 10 août par le CHP, le Parti Républicain du Peuple, citadelle historique des Kémalistes, et par le MHP, le Parti du Mouvement Nationaliste, champion de l’ultra-nationalisme à la sauce turco-islamique. En face, bien évidemment l’indéboulonnable Recep Tayyip Erdogan, qui s’auto-qualifie de Musulman démocrate, mais qui est, aux yeux d’opposants et d’observateurs externes, de plus en plus musulman et de moins en moins démocrate !

LIRE LA SUITE

 
Poster un commentaire

Publié par le juillet 3, 2014 dans Media

 

Étiquettes : , , , , , , , , , ,

 
%d blogueurs aiment cette page :