RSS

Archives de Tag: cengiz

Le vote du parlement français nuit au travail de mémoire en Turquie

«Le vote du parlement français nuit au travail de mémoire en Turquie»

Cengiz AKTAR

Propos recueillis par Sylvie Arsever

Le Temps, 29/12/2011

Pour le politologue Cengiz Aktar, auteur d’un appel au pardon lancé par les Turcs en direction des Arméniens, la pénalisation du négationnisme suscite une réaction nationaliste contre-productive

Professeur de sciences politiques à l’Université Bahçesehir à Istanbul, Cengiz Aktar a été l’initiateur en 2008 d’un appel au pardon en direction de la communauté arménienne, signé par quelque 30 000 Turcs. Il est également membre de la Fondation Hrant Dink , du nom du journaliste et poète turco-arménien assassiné en 2007. Il réagit à la décision du parlement français de pénaliser la négation du génocide arménien.
Le Temps: Quelle est votre appréciation du vote français?
Cengiz Aktar: C’est un geste contre-productif, qui contrarie le travail de mémoire en Turquie. C’est ici que les faits se sont déroulés et c’est ici que ce travail doit se faire.
– Et il se fait?
– Oui. Il y a encore dix ans dominait un négationnisme obtus face auquel ce type de décision politique pouvait peut-être avoir un sens, au moins indirectement. Ce qui se disait à l’étranger du génocide arménien a permis aux Turcs curieux de s’informer. Mais aujourd’hui, on n’en est plus là. Un vrai travail de fond est en cours, mené par les forces les plus dynamiques de la société civile. Ces deux dernières années, nous avons ainsi commémoré le lancement du génocide, le 24 avril, par des veilles publiques à Istanbul. L’an prochain, je ne suis malheureusement pas sûr que nous pourrons le faire de la même manière.
– Pourquoi?
– A cause de l’hystérie nationaliste qu’a déclenchée la décision française. Cela peut nous ramener quelque temps en arrière. Mais le travail de mémoire ne sera pas stoppé: les djinns sont sortis de la bouteille et ils n’y rentreront pas. Le processus se déroule au niveau associatif, chez les historiens et aussi chez les particuliers, qui interrogent l’histoire de leur famille, se découvrent parfois des ancêtres arméniens.
– On a parfois le sentiment que
le gouvernement, après avoir été ouvert à ce type de développement, revient un peu en arrière…
– Je parlerais plutôt d’une évolution en dents de scie. Il y a encore des progrès: on réaffecte des églises et tout récemment, le gouvernement a amorcé la restitution des biens confisqués aux fondations religieuses minoritaires en 1936.
– Quel est l’écho de ces processus
au sein de la population?
– Une majorité de Turcs continuent de n’avoir aucune idée de leur histoire nationale. Mais des cercles larges sont impliqués dans un travail de mémoire qui concerne toute l’histoire de l’Anatolie: les massacres visant les Arméniens et les Syriaques, les déplacements des populations grecques, la persécution des Kurdes et des alévis et même la mise sous le boisseau de la religion qui a touché les sunnites pratiquants. Ces derniers sont conscients de ce phénomène et je rencontre régulièrement de jeunes musulmans très concernés par notre activité.
– Quelle est l’implication des historiens? Des tentatives avaient été faites pour trouver un terrain d’entente entre spécialistes turcs
et arméniens…
– Cela n’a rien donné. La thèse officielle turque est trop éloignée de la réalité. En revanche, il y a un travail important de la part d’historiens indépendants. Nous avons organisé par exemple un colloque international à Diyarbakir sur l’histoire sociale, économique et politique de la région de 1838 à 1938. Il comprenait des contributions savantes et une participation du public, notamment en provenance de la diaspora arménienne. Des descendants des victimes ont ainsi pu rencontrer des descendants des bourreaux.
– Et qu’apporte la recherche historique à la compréhension des événements de 1915?
– Elle permet de mettre en évidence d’abord que les populations turques, kurdes et arméniennes ont vécu côte à côte sur ces terres pendant des siècles et qu’il y avait une forme d’entente. D’identifier les forces de déstabilisation qui ont brisé cet équilibre au moment de la désagrégation de l’Empire ottoman, avec notamment l’arrivée de populations turques émigrées du Caucase et des Balkans. Et surtout de comprendre que c’est toute l’Anatolie qui a été bouleversée: elle ne s’est pas remise de la disparition des Arméniens.
– Comment expliquez-vous l’indifférence qui semble entourer ce travail à l’étranger et notamment au sein de la diaspora arménienne?
– Une partie de la diaspora y est très impliquée. Mais pour les nationalistes du Dachnak, c’est une forme de concurrence malvenue. Cela dit, je comprends que pour certains amis arméniens, la décision française, même si je la juge inopportune, puisse représenter un soulagement, le sentiment que justice a été rendue.

 
Poster un commentaire

Publié par le décembre 31, 2011 dans Media

 

Étiquettes : , , , , , , ,

Istanbul Politikalar Merkezi Kitap Tanıtımı : AZINLIK

İstanbul Politikalar Merkezi Kitap Tanıtımı:

Azınlık: Türk Bağlamında Azınlık Kavramına Çapraz Bakışlar

9 Ocak 2012

Pazartesi 17:30

Sabancı Üniversitesi Karaköy İletişim Merkezi

Türkiye’de toplumsal vicdanın gelişmemişliğinin en önemli göstergelerinden biri ana akımın azınlıklara yaklaşımıdır. Son yıllarda azınlıkların karşı karşıya kaldığı sorunların çözümüne yönelik bazı adımlar atıldıysa da, bu açılımlar yetersiz kalmıştır. Bir yandan 1970’li yıllarda devlet tarafından el konulan vakıflara ait malların geri iadesinde önemli mesafeler katedilirken; diğer yandan, azınlık karşıtı milliyetçi söylemin arttığı görülmektedir. Keza, ülkemizde azınlıklar konusunda bir farkındalık henüz oluşmamıtır ve vahim bir bilgisizlik hakimdir.

Strasbourg Üniversitesi öğretim üyesi Samim Akgönül’ün Azınlık: Türk Bağlamında Azınlık Kavramına Çapraz Bakışlar (Bgst Yayınları, 2011) çalışması, bu bilgisizliğin giderilmesi, duyarsızlığın önlenmesi yönünden büyük önem taşıyor. Azınlıklar konusunda birçok kitap ve makaleye imza atmış olan Akgönül, yeni kitabında “azınlık” sözcüğünün kavramsal tanımını yaparken, Türkiye’de bunun nasıl “kirlenmiş” bir olgu babında algılandığını gösteriyor. Bu bağlamda, Türkiye’nin gayrimüslimlerini, Yunanistan’daki Müslüman Türkleri, Fransa’nın Türkiyelilerini din açısından ele alan Azınlık Türkiye’de bu alanda yapılmış, eşine az rastlanan bir karşılaştırmalı incelemedir.

İstanbul Politikalar Merkezi, 9 Ocak 2012 Pazartesi günü düzenleyeceği kitap etkinliğinde Azınlık’ı ele alacak ve yazar Samim Akgönül’ü konuk edecektir. İPM Kıdemli Araştırmacısı ve Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Ayşe Kadıoğlu’nun moderatörlüğünü yapacağı yuvarlak masa toplantısında yazar Samim Akgönül, Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Cengiz Aktar ve Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi İlay Örs’ün katılımıyla kitabın içeriğini oluşturan konular tartışılacak; Akgönül, katılımcıların sorularını yanıtlayacaktır.

Sabancı Üniversitesi Karaköy İletişim Merkezi’nde (Bankalar Caddesi, Minerva Han No. 2, 4. Kat, Karaköy İstanbul) yapılacak etkinlik 17:30’da başlayacaktır. Etkinliğin dili Türkçedir.

Bu anlamlı toplantıda sizi de aramızda görmekten mutlu oluruz.

LCV’ler için: Özgül Kızıldağ (kizildag@sabanciuniv.edu, 2164839116)

 
Poster un commentaire

Publié par le décembre 22, 2011 dans Manifestations scientifiques, News

 

Étiquettes : , , , , , , , , , , ,

Azınlık : Türk Bağlamında Azınlık Kavramına Çapraz Bakışlar

Eğer azınlıklar konusunda Türkiye’deki vahim bilgisizliğin bir sebebini istiyorsanız, o da şudur: bu konuda çalışma yok denecek kadar azdır. Bir elin beş parmağını geçmez.

İşte, Profesör Samim Akgönül’ün çalışmaları ve bu çalışması bu noktada önem kazanıyor. Bu zor ve netameli konuyu bin bir yönüyle ele alıyor. Önce, azınlık kavramını Giriş ve Birinci Bölüm’de “kirlenmiş” bir kavram olarak takdim ediyor. Geri kalan üç bölümde (Türkiye’nin gayrimüslimleri, Yunanistan’ın Müslüman Türkleri ve Fransa’nın Türkiyelileri) azınlıkları özellikle din açısından ele alarak anlatıyor. Öğretici olmak açısından, karşılaştırmalı incelemelerin üzerine yoktur.

İsterseniz sizleri, Türkiye’nin çok nadir azınlık öğreten kitaplarından çok seçkin biriyle baş başa bırakayım…

Prof. Dr. Baskın Oran

Samim Akgönül’ün azınlık sorunları konusundaki kitabının alanında önemli bir yer tuttuğunu düşünüyorum. Özellikle oldukça bakir bir konuda yetkin tahliller içeren bir metin üretilmiştir. Çalışmanın karşılaştırmalı bir yaklaşımla ele alınması, okurlar açısından öğretici olma özelliğini artırıyor. Güncel birçok soruna geniş ufuklu bir bakış açısı öneriyor. Güçlü ve sıcak bir soluk.

Prof. Dr. Cemil Oktay

Azınlık olumsuz bir kavram, yetersizliği, yoksunluğu, eksikliği çağrıştırıyor. Eskilerin ekalliyet sözcüğü tam anlaşılmadığından belki daha nötr dururdu. Bu kavramın içini doldurmak ve azınlıkların da birer insan ve esas birer vatandaş olduklarını anlatmak ise fevkalade çetin bir iş. Samim Akgönül’ün türkçede yayımlanan çalışması ülkemizdeki bu kara deliği layıkıyla doldurma çabasının son ürünü. Türkiyeliler azınlıklarını yeni keşfediyorlar. Yurtdışında kendilerinin azınlık olduklarının ise hiç farkında değiller. Toplumun azınlıklara genel bakışı küfür, hakaret ve « yabancı » seviyelerini daha pek aşabilmiş değil. Önümüzdeki uzun bilgilenme ve bilinçlenme sürecine sunulan önemli bir katkı Akgönül’ün çalışması.

Dr. Cengiz AKTAR

Azınlık meselesi, son yirmi yıldır Türkiye kamuoyunun ve sosyal bilimcilerinin önemli gündem maddelerinden birine oluşturuyor. Ancak, elde ne var diyecek olursak,  gazete ve dergi yazılarından öteye, kalıcı fazla bir çalışma olmadığını da görüyoruz. Çünkü, bu konuyu bir moda olarak görmeyip, yıllarını verenlerin sayısı çok az. Samim Akgönül bunlardan biri. Hem teoriye hem Avrupa’daki gelişmelere hakim. Türkiye’yi de günü gününe izlemiş.

Doç. Dr. Elçin MACAR

 
Poster un commentaire

Publié par le novembre 12, 2011 dans Nouvelles Publications

 

Étiquettes : , , , , , , , , , , , , , , ,

Round Table : Europe, Turkish Democracy and the Future of Religious minorities

 
Poster un commentaire

Publié par le octobre 14, 2011 dans Manifestations scientifiques

 

Étiquettes : , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Arménie/ Turquie, les chemins de la reconnaissance ?

Arménie/ Turquie, les chemins de la reconnaissance ?

Rencontre avec Michel Marian et Cengiz Aktar.

La tension reste vive dans les relations entre Arménie et Turquie, compte tenu notamment du nœud de mémoire existant à propos de la reconnaissance ou de la non-reconnaissance du génocide arménien de 1915. Mais les choses bougent, entre Arméniens et Turcs, et des initiatives commencent à voir le jour, comme par exemple la pétition lancée en Turquie demandant pardon à propos de « la Grande catastrophe », ou des échanges de plus en plus nombreux entre intellectuels, sportifs ou chefs d’entreprises arméniens et turcs. Comment qualifier ces relations aujourd’hui ? Les changements qui s’esquissent sont-ils liés aux discussions en cours à propos de l’éventuelle adhésion de la Turquie à l’Union européenne ? Les processus qui se dessinent ouvrent-ils vers de nouveaux chemins de la reconnaissance ? Quel rôle, concernant les questions de mémoires, pour les sociétés civiles et pour les acteurs culturels ? Ne risque t- on pas d’assister, par-delà les échanges de surface, à des replis nationalistes et à des durcissements politiques ?

Avec Cengiz Aktar, directeur du Centre pour l’Union européenne à l’Université Bahcesehir d’Istanbul. Membre de la Fondation Hrant Dink. Il est notamment l’auteur de « L’Appel au pardon » (CNRS éditions, 2010).

Et Michel Marian, maître de conférences à l’IEP de Paris, membre du comité de rédaction de la revue Esprit. Il est notamment l’auteur, avec Ahmet Insel, de « Dialogue sur le tabou Arménien », ( Liana Levi, 2009).

Cette rencontre aura lieu le mardi 11 octobre 2011, à 18h30, à la Bibliothèque de l’Alcazar à Marseille dans le cadre du nouveau cycle des mardis du MuCEM autour des Questions de mémoires, questions de frontières ( octobre/décembre)

 
Poster un commentaire

Publié par le octobre 2, 2011 dans Manifestations scientifiques, News

 

Étiquettes : , , , , , , , , , ,

KIBRIS

 
Poster un commentaire

Publié par le avril 6, 2011 dans Manifestations scientifiques

 

Étiquettes : , , , , , , , ,

Semih Vaner

SEMİH VANER ANISINA
Avrupa Birliği, Demokrasi ve Laiklik

Hazırlayanlar: Haldun Gülalp, Cengiz Çağla

Yayına Hazırlayan: Semih Sökmen, Savaş Kılıç
Katkıda Bulunan: Baskın Oran, Levent Ünsaldı, Hamit Bozarslan, Cengiz Çağla, Deniz Akagül, Faruk Bilici, Etienne Copeaux, Ali Kazancıgil, Samim Akgönül, Jean Marcou, Haldun Gülalp, Deniz Vardar
Kapak Tasarımı: Emine Bora

Kitabın Baskıları:
İlk Basım: Mayıs 2010
Değerli yazarımız, sosyal bilimci ve araştırmacı Semih Vaner’i 2008 yılında kaybettik. Kendisi Fransız Ulusal Siyaset Bilimi Vakfı’na bağlı Uluslararası Araştırmalar Merkezi (CERI) öğretim üyesi ve araştırma yöneticisi, kurucusu olduğu Doğu Akdeniz ve Türkiye-İran Dünyası Çalışmaları Derneği (AFEMOTI) başkanı ve bu derneğin yayımladığı CEMOTI dergisinin kurucu editörüydü.
Ölümünün ardından Semih Vaner’in anısına dostları tarafından tasarlanan bu armağan kitap, Vaner’i hatırlama ve onu gelecek kuşaklara aktarma amacıyla yaşamı, çalışmaları ve eserlerini içeren kapsamlı bir incelemeyle açılıyor. Vaner’in ilgi alanının odak noktalarını oluşturan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, demokrasi ve laiklik temaları çevresinde arkadaşlarının son dönem yazılarına yer veriliyor.

İÇİNDEKİLER
Sunuş: Semih Vaner Anısına
Cengiz Çağla ve Haldun Gülalp
« Hoca’yı Yazmak »: Semih Vaner’in Çalışmaları
Meslek Yaşamı ve Eserleri
Kaynakça
Levent Ünsaldı
1 Türkiye, Avrupa Birliği ya da « Belirsizliği » Tartışmak
Hamit Bozarslan
2 Avrupa’da Vatan Kavramı Üstüne Düşünceler
Cengiz Çağla
3 Avrupa Birliği’nin Siyasal İcat Sürecinde
« AB Yurttaşlığı » Sorunu ve Türkiye Sınırı
Deniz Vardar
4 Fransa’daki Tartışmalarda Avrupa Birliği’nin
Jeostratejik Geleceği ve Türkiye’nin Tam Üyeliği
Deniz Akagül
5 Fransa’da ve Türkiye’de Üniter Devlet Sorunu
Baskın Oran
6 Karadeniz’in Türkiye Kıyılarında Yunan Dili ve Kültürünün Kalıntıları
Faruk Bilici
7 Kıbrıs: Bugünü Anlamak İçin Tarihçi Perspektifinden Bir Bakış
Etienne Copeaux
8 Alaturka Laiklik: Devletin Din ve Etnik Milliyetçilik ile Bulanık İlişkileri
Ali Kazancıgil
9 Fransa’da ve Türkiye’de Laiklik: Kavramlar, Sözcükler, Uygulamalar
Samim Akgönül
10 Fransa’da ve Türkiye’de Laikliğin Güncel Dönüşümleri
Jean Marcou
11 AİHM Kararları Işığında, Türkiye ve Fransa’da Laiklik
Haldun Gülalp
 
Poster un commentaire

Publié par le mai 21, 2010 dans Nouvelles Publications

 

Étiquettes : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogueurs aiment cette page :