RSS

Archives de Catégorie: News

Baskın Oran’dan bir yeni kitap: ”Etnik ve Dinsel Azınlıklar – tarih, teori, hukuk, Türkiye”

Baskın Oran’dan bir yeni kitap:

”Etnik ve Dinsel Azınlıklar – tarih, teori, hukuk, Türkiye”

Capture d_écran 2018-03-22 à 15.07.38

 

1969’dan beri milliyetçilikle, 1974’ten beri de azınlıklar konusuyla uğraşan Profesör Baskın Oran bu geniş çalışmasında azınlıklar konusunu A’dan Z’ye sergiliyor. Bunu yaparken de, kullandığı bütün kavramları, aynen Türk Dış Politikası ciltlerinde olduğu gibi kutular içinde açıklıyor.

Kitabın planı şöyle:

Giriş’te meselenin tarihsel geçmişi anlatılıyor. Ortaçağ’da (800-1453) Kilise/Papalık’ın egemen olduğu ve toprak mülkiyetine dayanan feodal ortamda din her şeye hakim. Faiz yasak, para kazanmak tu kaka, ilkel tarım yeter de artar, önemli olan Kilise’ye ve onun uzantısı olan feodal beylere çalışmak ve itaat.

Zaman geliyor, ticaretin canlanmasına dayanan yeni ekonomik düzende Kilise ve feodal beyler düşüyor, kentlerde burjuvazi yükseliyor. Onunla birlikte de, üstyapı da değişiyor: Çok farklı bir din yorumu olan ve para kazanmayı kutsayan Protestanlık ortaya çıkıyor. Bugüne kadar gelen azınlıklar çizgisinin ilk örneği, işte bu dinsel azınlık. 1815’ten sonra, sadece dinsel açıdan farklı olan bir azınlığa değil, aynı zamanda, medeni-siyasal haklara sahip olan/olmak isteyen, yani belli bir yurttaşlık bilinci sahibi olan azınlığa, ulusal azınlık’a dönüşecek.

Avrupa devletleri önce kendi içlerindeki Katolik veya Protestan azınlığı ezmeye çalışıyorlar, sonra bunu başaramayınca onlara haklar vermek zorunda kalıyorlar. Günümüze kadar devam eden azınlık koruma belgeleri böylece oluşuyor ve uzlaşma sayesinde birbirini yemekten kurtulan Avrupa ülkeleri her bahar gelen Osmanlı akınlarını sona erdiriyorlar.

Erdirdikleri gibi, Osmanlı’daki Millet Sistemi’nde ikinci sınıf tabaa olarak aşağılanan Hıristiyanları korumaya, bu sayede Osmanlı’ya müdahale etmeye başlıyorlar. Osmanlı’nın merkantilizmi yani denizleraşırı ticaret kapitalizmini ıskaladığı için vermek zorunda kaldığı kapitülasyonlar da bu müdahaleyi kolaylaştırıyor.

Bu Giriş’te, günümüze kadar kesintisiz uzayıp durmadan gelişen Avrupa azınlık koruma tarihinin yanı sıra, günümüze kadar uzayıp hiç gelişmeyen bir konuya daha temas ediliyor: İslam’ın ilk dönemlerinde Hz. Muhammet tarafından oluşturulan 623 tarihli “Medine Vesikası”.

***

Birinci Bölüm’de bu azınlık koruma sisteminin önce Milletler Cemiyeti (1920-1946), sonra Birleşmiş Milletler (1945) aracılığıyla evrensel hale getirilmesi anlatılıyor. Bu süreçte, zaman içinde Avrupa Konseyi ve AGİT de önemli rol oynamaya başlayarak dünyadaki azınlıkları koruma belgeleri çıkarıyorlar. Soğuk Savaş’ın ardından,1991’den sonra da, devletlerin “bende azınlık yoktur” demesi anlamsız hale geliyor.

Bu bölümde bütün bu uluslararası kurumların çıkardıkları belgeler madde madde inceleniyor çünkü Beşinci Bölüm’den itibaren bunların Türkiye’de uygulanıp uygulanmadığına bakılacak.

***

İkinci Bölüm’de işin tarih kısmı bitiyor, teori kısmına giriliyor. Azınlıklar konusunu anlamak için gerekli temel kavramlar veriliyor. Azınlığın sosyolojik ve hukuksal tanımı nedir, azınlıklar nasıl oluşur, sınıf bilinci kadar önemli olan azınlık bilinci nereye oturur, alt kimlik-üst kimlik meselesi nedir, aralarındaki ilişki nasıl gelişir…

Bu bölüm esas olarak kimlik meselesi üzerine kurulu.

***

Üçüncü Bölüm’de azınlık hakları konusundaki temel kavramlar ve tartışmalar veriliyor. İnsan hakları nedir, azınlık hakları nedir. Pozitif haklar vermek eşitliği bozar mı. Devletin ve çoğunluğun endişeleri nasıl önlenir. Bireysel hakları ile grup hakları çatışabilir mi. Azınlıklara ne tür haklar tanınır…

***

Dördüncü Bölüm, üçüncünün tamamlayıcısı. Sözü edilen azınlık haklarını devlet uyguluyor mu, nasıl uyguluyor, hangi biçimlerde ihlal ediyor. Asimilasyon ile entegrasyonun ilişkisi nedir, nereye varır. Etno-dinsel temizlik hangi biçimlerde yapılır. Self determinasyon ne demektir, yalnızca ayrılma anlamına mı gelir, bu hak kime tanınır. Azınlıklara self determinasyon hakkı tanınır mı, tanınırsa bunun koşulları nelerdir.

Azınlıklar etnik ve dinsel simgeler kullandıkları zaman ne olur, bu konu dünyada nasıl düzenlenmiştir. Buna bağlı olarak; laiklik nedir, sekülerlik nedir. Yukarıdan Devrim yapılıp da feodal düzene zorla evrim geçirtildiği zaman bunun kuralları nedir, sonuçları nedir…

***

Beşinci Bölüm, Türkiye’de azınlık haklarına sahip olanları 2 kategoride anlatıyor: 1) Lozan’daki “resmî” azınlıklar, ve 2) Uluslararası standartlara göre hak sahibi olanlar.

Lozan’daki azınlıklar da 2’ye ayrılıyor: a) Azınlıkları “TC yurttaşı Gayrimüslimler” olarak tanımlayan Lozan’a rağmen devletin tek hak sahibi olarak gördüğü Ermeniler, Museviler ve Rumlar; b) Devletin Lozan’a rağmen tamamen görmezden geldiği Gayrimüslimler. Ör. Antakyalı Rum Ortodokslar, Ezidiler, Protestanlar, vb.

Bu bölümde, özellikle ilk üç azınlık ve Süryaniler konusunda çok ayrıntılı bilgiler var: Nüfusları, ibadet yerleri, mezarlıkları, vakıfları, okulları, dernekleri, yayın faaliyetleri, vb.

İkinci kategoriye gelince:

Lozan’a göre azınlık sayılmayan, ama azınlıkları “soy, dil, din bakımından farklı olma”yla tanımlayan uluslararası standartlara göre hak sahibi olanlar arasında devlete “problem çıkartmayan” Araplar, Balkan-Kafkas kökenliler, Romanlar bulunduğu gibi, “problem çıkartan” Aleviler ve Kürtler de var.

Bu bölümde Alevilerin ulusal ve ulusüstü mahkemelerden aldıkları kararlar sergileniyor, Aleviler ile Kürtlerin niye asimile olmadıkları araştırılıyor, her ikisinin de azınlık hakları talep etmelerine rağmen niye azınlık olmayı reddettikleri tartışılıyor.

***

 Altıncı Bölüm, Lozan’ın “Azınlıkların Korunması” kesiminin incelenmesine ayrılmış.

Beşinci Bölümde sözü edilen Gayrimüslim haklarının nasıl eksik uygulandığının yanı sıra, Lozan’ın aslında Gayrimüslim olmayanlara da haklar getirdiği burada anlatılıyor. Ör. Md. 39/4 “herhangi bir TC yurttaşına” her türlü ilişkilerinde (ticaret, basın, yayın, açık toplantı, vb.) istediği dili kullanma olanağı getirmekte. Md. 39/5 ise “Türkçeden başka bir dil konuşan TC yurttaşları”nın mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanmalarını mümkün kılıyor.

Lozan, daha da ilginci, yurttaş olmayan ve farklılık arzeden gruplara bile haklar tanımakta. Ör. Md. 38’de, “Türkiye’de oturan herkes”in, inancının gereklerini açıkça yerine getirme hakkı bulunduğu söyleniyor.

Oysa gerçek hayatta örneğin Alevilerin cemevleri tanınmıyor, örneğin Kürtlerin kendi dillerini her yerde kullanmaları ve mahkemelerde savunmalarını Kürtçe yapmaları yasaklanıyor.

Bölüm, “Türkiye’nin tapusu” diye anılan Lozan konusunda ülkedeki büyük cehaleti yansıtan şehir efsaneleriyle sona eriyor.

***

Yedinci Bölüm’de Türkiye’deki azınlık mevzuatı, uygulaması ve içtihadı inceleniyor.

Mevzuat deyince, anayasa ve yasalarda geçen “Milletin bölünmez bütünlüğü” bağlamında yurttaşın ve Türk’ün tanımı meselesi ortaya çıkıyor. Devletin ve kendini devletle özdeş sayan kişilerin “Türkiyeli” terimine alerjileri tartışılırken, bu terimin Kurtuluş Savaşı sırasında kullanıldığı fakat sonra terk edildiği anlatılıyor.

Bu bölümde resmî ideolojinin Türk’ü soy ve dinle tanımlaması incelenirken; Dördüncü Bölümde sözü edilen etno-dinsel temizliklerin, bu soy ve din ölçütleri kullanılarak nasıl uygulandığı 1910-20’lerden itibaren sergileniyor. Bu bağlamda; Türkçeden başka dil kullanma yasakları, memuriyete girmede ve bazı mesleklerde uygulanan “Türk olma” şartı, azınlığa devlet izni ve yardımıyla saldırı anlamına gelen pogromlar, Varlık Vergisi gibi ayrımcı baskılar ayrıntılı biçimde söz konusu ediliyor.

Bölüm, Türk yargısının bu konulardaki tutumuyla sona eriyor: AYM’nin Kürt partisi kapatma kararları ve Yargıtay’ın Gayrimüslimlere vakıflar konusunda yapılan baskıları onaması anlatılıyor.

***

Sekizinci Bölüm konuyu 2018’e getiriyor.

Önce, Türkiye’nin AB’ye girebilmek için 2001-2004 arası çıkardığı Uyum Paketleri insan ve azınlık haklarına ilişkin bütün maddeleriyle veriliyor.

Ardından, bu reformların 2016 OHAL’e kadarki uygulanmaları iki bölüm halinde sunuluyor: Hem Gayrimüslimlere ilişkin uygulamalar, hem de Kürtlere ilişkin olanlar. 2004-2005’e kadar olan süreç, Ecevit ve Erdoğan hükümetlerinin, Kürtlere karşı şartlanmış olan bürokrasiye karşı verdikleri demokrasi mücadelesi biçiminde ortaya çıkmakta.

Bundan sonrası, Erdoğan yönetiminin bu Uyum Paketleri’ni sıfırlayan antidemokratik uygulamalarından ibaret. Önce OHAL KHK’lerinin ana hatları yani anayasa ve hukuk dışı nitelikleri ve AYM’nin bu duruma katkıları anlatılıyor. Arkasından, OHAL düzeninin bireyler ve her türlü kurum (vakıflar, üniversiteler, medya, dernekler, şirketler, sendikalar, vb.) üzerindeki tahribatı özellikle Kürtlere ilişkin olarak ayrıntılı biçimde veriliyor.

***

Dokuzuncu Bölüm, kitabın bu noktasına kadar anlatılmış olanları nasıl bir zihniyetin yaratmış olabileceğini, bu zihniyetin temel kalıplarını ve kaynaklarını sorguluyor.

Türkiye’de ulusalcıların ve sonra da İslamcıların azınlıklara ilişkin ideolojisi anlatıldıktan sonra, bu zihniyetlerin sonucu olarak ortaya çıkan nefret söylemi/suçu ve ayrımcılığın ayrıntılı bir öyküsüne geçiliyor: Türkiye’nin bu konulardaki uluslararası yükümlülüklerine rağmen Türk hukukunda nefret ve ayrımcılık konusunun nasıl ele alındığı, nihayet, Türk yargısındaki nefret ve ayrımcılık olayları ve davaları.

***

Sonuç bölümünde, Türkiye’de gerek Lozan’a gerekse uluslararası standartlara göre azınlık gruplarına karşı geliştirilmiş temel yaklaşımın, “Azınlıklar devletin ve milletin birlik-beraberliğini bozar” biçiminde ortaya çıktığı tespit ediliyor.

Türkiye’de ister ulusalcı isterse İslamcı olsun, bütün kitap boyunca “ulusun tek kimlikli olduğunu iddia eden ve bunun dışındaki tüm alt-kimlikleri yasaklayan devlet türü” olarak tanımlanan ulus-devlet’in demokratik devlet’e dönüşmek zorunda olduğu belirtilerek konu sonlandırılıyor.

——————————— ————————————-

Etnik ve Dinsel Azınlıklar Tarih, Teori, Hukuk, Türkiye 

ISBN : 9789750407871

Sayfa Sayısı / Ebatı : 19 x 24,5 cm

Kağıt / Baskı : 70 gr. Holmen Kitap Kağıdı, 2 Renk baskı

Fiyatı: 47,50 TL

İlgili Kişi: Melinda SAKA / melinda@literatur.com.tr

Publicités
 
Poster un commentaire

Publié par le mars 22, 2018 dans News, Nouvelles Publications

 

Étiquettes : , ,

L’offre politique européenne à l’épreuve des mouvements communautaristes et identitaires

L’offre politique européenne à l’épreuve des mouvements communautaristes et identitaires

Table ronde dans le cadre de

12e Rendez Vous européens de Strasbourg

ÈRAGE

24 novembre 2017

16h00 – 17h30

 

Avec la participation de

Samim Akgönül (Université de Strasbourg)

Olivier Claudon (Dernières Nouvelles d’Alsace)

Claude Proeschel (Université de Lorraine)

Inci Öykü Yener Roderburg (Université de Essen-Duisbourg)

Stéphane de Tapia (Université de Strasbourg)

Inscription sur le site des Rendez Vous européens de Strasbourg

Capture d_écran 2017-11-15 à 23.11.45

16h00-17h30: L’offre politique européenne à l’épreuve des mouvements communautaristes et identitaires


Décrié lors de sa sortie en Librairie, l’ouvrage Soumission de Michel Houellbeck a reçu un accueil tout autre à travers les autres pays Européens ou auprès de défenseurs de la laïcité confrontés, déjà, à ce phénomène grandissant, dont en Turquie. En posant la question de la constitution d’un parti politique religieux accédant au pouvoir en France, l’écrivain renvoie de fait bien plus au risque d’une extension de ce phénomène à l’Europe et de la responsabilité, tout comme, sur les rives du Bosphore, des élites dans ce processus. Se pose ici dès lors la difficile adéquation entre nécessité de préserver les libertés religieuses en Europe et l’encadrement de toute influence de celles-ci sur le champ politique. Les mouvements communautaristes sont en phase de devenir normalité dans l’ensemble des pays européens. Marginaux pour l’instant, ces mouvements sont à terme susceptibles de peser sur le jeu politique, non pas à travers un projet sociétal mais en défendant les intérêts de telle ou telle communauté ethno-religieuse. « En face », en réaction et en interaction, l’ensemble des pays européens est dans une spirale où le populisme, le racisme et la xénophobie se normalisent également. Les succès récents de Front National en France et de Alternative für Deutschland n’en sont que les derniers exemples.

 

 
Poster un commentaire

Publié par le novembre 15, 2017 dans Manifestations scientifiques, News

 

Étiquettes : , , , ,

Zaman Makinası : 25 yıl önce « Cumhuriyet »

Zaman Makinası : 25 yıl önce « Cumhuriyet »

 

Üniversitede ofisi taşıyoruz. Dolaplarda bir sürü ıvır zıvır, eski sınav kağıtları, fotokopiler. Hepsi çöpe. Çöpe gidenler arasında yer bulamayacağımız için attığımız “Cumhuriyet Hafta”lar da var.

1990’larda Avrupa’da o haftanın Cumhuriyetleri’nden bir seçki yayınlanırdı. Biz de bir hafta içinde Türkiye’de neler olmuş öğrenirdik Cumhuriyet penceresinden. Hepsi atıldı, aradan rastgele bir tanesini çekip aldım. Hatıra.

Tarih 27 Aralık 1991-1 Ocak 1992

25 sene öncesine bir yolculuk yapalım

 

Haberler

  • “Bonn’dan Ankara’ya yakın takip: Almanya Türkiye’yi eski SSCB cumhuriyetlerindeki çıkarları konusunda engel olarak görülüyor” (ah şu Almanya bıkmadı bizi kıskanmaktan)
  • “DİSK genel başkanı Abdullah Baştürk’ü yitirdik: Sınıf savaşı ile dolu bir yaşam”
  • “Yargıda reform : Adalet bakanlığının yasa taslağı geniş çapta iyileşmeler içeriyor (bu Yargı da iyileşe iyileşe mükemmele ulaştı herhâlde)
  • “Hükümete enflasyon uyarısı”
  • “Melike Demirağ ve Şanar Yurdatapan Türkiye’ye geldiler” (turist olarak girmişler)
  • Başbakan yardımcısı Erdal İnönü TÜBİTAK teşvik ödüllerinde konuştu . “Araştırmacı üniversiteden kaçtı”. (25 yıl sonra kaçmaya, kovulmaya devam ediyor, nesli tükendi tükenecek)
  • Hasankeyf’in keyfi kaçtı (yahu bu Hasankeyf meselesi ne kadar uzun sürmüş)
  • Milli Eğitim Bakanı Toptan : “Ders kitabına Kürt gerçeği” (nasıl ağır bir “gerçekse” artık, kimse kaldıramadı hâlâ)
  • “Kürtçe gazete yayına başlıyor” (Rojname gazetesiymiş, Star televizyonu Kürtçe reklamı kesinlikle reddetmiş TRT hukuk bürosuna sormuş. Reklamda İsveçli bir manken “İntihar etme Rojname al” diyormuş!)
  • “Beşikçi’ye bir ceza daha: 12 ay hapis” (yukarıdaki iki haberle paralel okuyunuz)
  • “Güneydoğu üzerine hazırlanan 5 ayrı raporda aynı çözümde birleşildi: Önce sivil demokrasi” (tamam, haydi)
  • “SBP Genel başkanı Sadun Aren’in Cumhuriyet’e demeci : Marksizm karşıtları ayrıldı” (daha çok ayrılacaklar)
  • Bir Ruşen Çakır haberi : TBKP lideri Haydar Kutlu “Deri değiştiriyoruz” demiş.
  • “Demirel 137 aydan sonra yeniden Askeri Şura’nın başına geçti” (ne güzel!)
  • Ünlü Macar yönetmen İstvan Szabo Cumhuriyet’e konuştu: Sanatçı demokrat olmalı. (Atilla Dorsay konuşmuş, şimdi T24’de yazıyor)
  • Fransız Prof. Jean Paul Roux : Sovyet boşluğunu Türkiye Doldurur” (Mine Kırıkkanat Paris’te konuşmuş, o zamanki ismi “Saulnier”, hâlâ Cumhuriyet’te)
  • “Petrolü bırak doğalgaza bak: Petrol taşımacılığından darbe yiyen Türkiye doğalgaz taşımacılığına yöneliyor”
  • “Beşiktaş ilk yarının kralı” (kaptan Rıza’ymış, Feyyaz 3 gol atmış)

 

Yazarlar

  • Hasan Cemal : “Abdullah Baştürk için” (Şimdi sadece T24’de yazıyor bildiğim kadarıyla)
  • Okay Gönensin: “Tepemizdeki Scud’lar” (Okay Gönensin’in parkuru ilginç, şimdi Vatan’da)
  • Haluk Şahin: “Alttaki resimler” (Şimdi ABC gazetesinden yazıyormuş)
  • Osman Ulagay: “Ankara’da büyük umutlar” (Şimdi Dünya gazetesinde yazıyor)
  • Şahin Alpay: “Rus Emperyalizmi Hortluyor mu?” (Şahin Alpay 335 gündür tutuklu, onun parkuru da karmaşık ama bu eziyeti katiyen hakketmiyor)
  • Murat Belge: “Abdullah Baştürk ile yarıda kalan dostluğumuz” (Galiba Murat Belge de artık sadece T24’de yazıyor)
  • Burhan Apaydın: “Baştürk’ü kim öldürdü?” (Meşhur avukat 2013’de 90 yaşında öldü)
  • Hüseyin Baş: “Cuntaya karşı direnen kadın” (Eski TİP’li 2012’de öldü)
  • Gani Müjde : “Benim işçim, köylüm, benim zamlarım” (Şimdi bir yerde yazıyor mu ? Bulamadım)
  • Sabetay Varol: “Dışişleri bakanı Çetin’in Brüksel gezisi” (Nerede şimdi Sabetay Varol ?)
  • Adalet Ağaoğlu: “Işık! Işık!” (Tanıtmaya gerek yok)
  • Türker Alkan: “Ebedi gençliğin Tılsımı”
  • Atilla Dorsay: “Kimlikleriniz Lütfen”
  • Ahmet Taner Kışlalı Kültür Bakanı Fikri Sağlar ile konuşmuş “Dil ve Tarih’e özerklik” (Tam sekiz sene sonra katledilecek)
  • Müşerref Hekimoğlu: “Dönüşüm” (2004’de öldü)
  • Yağmur Atsız: “Bir dağ bir peygamber” (Bir ara Karar’da yazmıştı, artık yazmıyor galiba)
  • Bülent Tanör: “Önce yaşama hakkı” (Bu ülkede yetişen en harika insanlardan biri, 2002’de o kadar üzdüler ki kalp krizinden gitti.)

 

Çizerler

  • Tan Oral (o da T24’de)
  • Selçuk Demirel (Paris’ten çizmiş)
  • Behiç Ak
  • Piyale Madra (bu “Piknik” bandı, ben Radikal’de “Ademler ve Havvalar”a bayılırdım)
  • Kamil Masaracı (hâlâ Cumhuriyette mi?)

 

 

  • Bir tek reklam var. Avrupa baskısı ondan herhalde:  “Markınız Pamukbank’ta Mark kazanır. Markınızı değerlendirirken de işlem tamam”
  • Bir de dev bir “eğlence” sayfası var, Bulmaca, Satranç, Briç (elbette Şiar Yalçın, 2010’da öldü)
 
Poster un commentaire

Publié par le juin 30, 2017 dans News

 

Étiquettes :

Image

La Proie

Capture d_écran 2017-05-06 à 09.10.58

 
Poster un commentaire

Publié par le mai 6, 2017 dans News, Nouvelles Publications

 

Étiquettes : ,

Conference on Syrian Refugees: Between Formalities and Realities

Conference on Syrian Refugees: Between Formalities and Realities

 

Capture d_écran 2017-04-27 à 07.27.50

 
Poster un commentaire

Publié par le avril 27, 2017 dans Manifestations scientifiques, News

 

Étiquettes : , , , , , ,

Les multiples crises du voisinage menacent-elles le projet européen jusque dans ses valeurs fondamentales ?

CONFERENCE ANNUELLE « VOISINAGES »

« Les multiples crises du voisinage menacent-elles le projet européen jusque dans ses valeurs fondamentales ? »

capture-decran-2017-02-08-a-17-22-09capture-decran-2017-02-08-a-17-22-27capture-decran-2017-02-08-a-17-22-41

 
Poster un commentaire

Publié par le février 8, 2017 dans Manifestations scientifiques, News

 

Étiquettes : , ,

La Turquie au cœur des enjeux politiques et sociaux contemporains

La Turquie au cœur des enjeux politiques et sociaux contemporains

Semaine internationale de sociologie 2017

Université de Nantes

La VIIe semaine internationale de sociologie est consacrée à la Turquie. Deux conférences porteront sur la période contemporaine : l’anthropologue N. Sirman interviendra sur la vie quotidienne en marge de la loi de populations kurdes déplacées dans le Sud de la Turquie, tandis que la politiste A. Uysal rendra compte d’une face peu connue de la vie politique turque : les actions protestataires des années 1990 à aujourd’hui. Deux historiens proposeront une analyse d’institutions centrales : E. Szureck  s’interrogera sur les ressorts culturels et sociaux de la transformation de la langue turque entre 1850 et 1950 et S. Akgönül présentera une socio-histoire comparative de la notion de laïcité en France et en Turquie entre 1923 et aujourd’hui. Enfin le sociologue I. Birkan explorera les enjeux des politiques culturelles de la République turque.

Programme

Mardi 14 mars

  • 10-12h : Mme Nükhet SIRMAN (anthropologue, Université Boğaziçi, Istanbul, Turquie, IEA de Nantes),  Alongside the Law: Building A life in Mersin
  • 15-16h30 : M. Ilker BIRKAN (sociologue, Université de Tours), Art contemporain, arts traditionnels. Quelle politique culturelle dans la Turquie républicaine?

Mercredi 15 mars

  • 14-16h : M. Emmanuel SZUREK (historien, EHESS Paris), Pourquoi les langues changent ? Réflexions à partir de la « révolution linguistique » en Turquie (1850-1950)
  • 19h : Projection-débat organisée par l’association des étudiants de sociologie UDENS (pôle étudiant)

Jeudi 16 mars

  • 12-14h : Mme Ayşen UYSAL (politiste, Université Dokuz Eylül, Izmir, Turquie), Les actions protestataires en Turquie (1990-2016)
  • 14h15-15h30h : « Quelle solidarité envers les universitaires en danger en Turquie ? » Table ronde animée par Karine LAMARCHE (chercheure au CENS) avec Ayşen UYSAL et Hamit BOZARSLAN (historien, EHESS Paris)

Vendredi 17 mars

  • 14-16h : M. Samim AKGÖNÜL (historien, Université de Strasbourg), Laïcité/ Laiklik : une approche comparative de réactions sociétales à la visibilité religieuse en France et en Turquie (1923-2016)
 
Poster un commentaire

Publié par le février 4, 2017 dans Manifestations scientifiques, News

 

Étiquettes : , , , , , , , , ,

 
%d blogueurs aiment cette page :