RSS

Archives Mensuelles: mars 2015

PANEL : SINIRLARI AŞMAK

PANEL : SINIRLARI AŞMAK

 

sinirlari asmak

 

Étiquettes : , , ,

Secularism in Western Europe

Secularism in Western Europe

By Samim Akgönül

Capture d’écran 2015-03-24 à 19.09.56

Read the Article : Secularism in Europe

 
Poster un commentaire

Publié par le mars 24, 2015 dans Nouvelles Publications

 

Étiquettes : , , , ,

Avrupa kurumlarından 2015 atağı

Avrupa kurumlarından 2015 atağı

Agos

23.03.2015

STRAATSBURG-VLAGGEN

Samim Akgönül, Fransa Ermeni Cemiyetleri Federasyonu Başkanı Alexis Govciyan, AP üyesi Keller ve Avrupa Ermenistan Adalet ve Demokrasi Federasyonu Başkanı Kaspar Karampetian, Avrupa’nın siyasi kurumlarının aldığı soykırım kararlarını değerlendirdi.

 

Ermeni Soykırımı’nın yüzüncü yıl dönümü yaklaştıkça, Avrupa’nın önemli siyasi kurumlarından konuyla ilgili adımlar da gelmeye başladı. Mart ayında bu yönde üç gelişme yaşandı. İlk olarak, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) en büyük grubu olan Avrupa Halk Partisi aldığı kararla, 24 Nisan’ın AB kurumları tarafından ‘Ermeni Soykırımı’nı Anma Günü’ olarak ilan edilmesini istedi. Ardından, AP’nin kendisi, Avrupa Birliği’ne (AB) üye tüm devletlere, Ermeni Soykırımı’nı tanıma çağrısında bulundu. Son olarak, AB ile onun Kuzey Doğu Avrupa ve Kafkasya’daki müttefiklerinden oluşan ‘Doğu Ortaklığı Programı’ ülkelerinin kurduğu ‘Euronest Parlamentosu’ da 1915 olaylarının Ermeni Soykırımı olarak tanınması kararını aldı.

AP tarafından 12 Mart günü oy çokluğuyla kabul edilen ‘Dünyada İnsan Haklarının Durumu ve AB’nin Bu Konudaki Politikası’ başlıklı raporun karar metninde, AB devletleri ve AB kurumlarına “Ermeni Soykırımı’nın tanınmasına katkı sağlamaları” çağrısı yer aldı. AP, raporun 77. maddesinde, “Ermeni Soykırımı’nın 100. yıl dönümü arifesinde, tüm üye devletlere soykırımı hukuki olarak tanıması” çağrısı yapıyor ve “AB üyesi devletleri ve AB kurumlarını, soykırımın tanınması konusunda katkı sağlamaya” teşvik ediyor.

AP, Ermeni Soykırımı’nı,  Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) resmen üyelik başvurusunda bulunduğu 1987 yılında tanımış ve o yıl kabul ettiği kararda AET’nin “Ermeni Soykırımı ve Holokost’u anmak” için özel bir gün ilan etmesi önerisinde bulunmuştu. AET, Avrupa Birliği’nin temellerinin atıldığı öncül organizasyon olarak kabul ediliyor.

Gözler 15 Nisan’da

Avrupa Parlamentosu’ndaki en büyük grup olan Hıristiyan Demokratlar’ın Avrupa genelindeki çatı örgütlenmesi olan Avrupa Halk Partisi de (EPP) benzer bir karar alarak, AB kurumlarından 24 Nisan’ın “Ermeni Soykırımı’nı Anma Günü” olarak ilan edilmesini, Türkiye’den de “İkinci Dünya Savaşı sonrası Federal Alman Cumhuriyeti’ni örnek alarak, tarihle yüzleşip Ermeni Soykırımı gerçeğini kabullenmesini” istemişti.

Avrupa Halk Partisi ve Avrupa Parlamentosu’nun ardından Euronest Parlamentosu’nda da Ermeni Soykırımı’nın tanınması için bir tasarı kabul edildi. Euronest, AB’nin Kuzey Doğu Avrupa ve Kafkasya ülkeleriyle işbirliği projesi olan ‘Doğu Ortaklığı Programı’ kapsamında oluşturulan bir AB kurumu. Euronest’in 4. Olağan Kongresi, 17-18 Mart tarihlerinde Yerevan’da yapıldı. Euronest Parlamentosu’nda, AP temsilcilerinin yanı sıra ‘Doğu Ortaklığı Programı’ ülkeleri de bulunuyor.  Kararda Azerbaycan’ın imzası bulunmuyor.

Avrupa Ermenistan Adalet ve Demokrasi Federasyonu (EAFJD), Euronest’in kararını desteklediğini açıklarken, EAFJD Başkanı Kaspar Karampetian, “Bu karar, 15 Nisan’da soykırım kararını oylayacak olan AP’ye de önemli bir mesaj gönderiyor” diye konuştu.

Avrupa’nın önemli kurumlarından gelen bu adımlar sonrasında gözler, 15 Nisan günü Avrupa Parlamentosu’nda yapılacak olan oylamaya çevrildi.

Samim Akgönül:“2015 sembolik bir yıl olmanın ötesine geçti”

Avrupa Halk Partisi, 1915’i soykırım olarak tanıdı; şimdi de AP çağrı yapıyor, Euronest de tasarıyı kabul ediyor. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? 2015’te Avrupa’da, Ermeni Soykırımı’yla ilgili farkındalık artıyor mu?

AP’nin kabul ettiği Ermeni Soykırımı’na ilişkin özel bir metin değil, bu tek cümlelik çağrı. Ancak, bu yine de 2015 yılının sembolik olmaktan öte somut gelişmelerin olduğu bir yıl hâline geldiğini gösteriyor. 1945-1946 Nürnberg Mahkemeleri’nden beri, özellikle Batı Avrupa’daki genel algı Holokost’un biricik soykırım olduğu kabulü üzerine kurulmuştu. Bu da anlaşılabilir bir şeydi. Zira Holokost, bütün Avrupalı halklar için insanlığın bazı durumlarda ne kadar alçalabileceğini gösteren büyük bir travmaydı.  Holokost’un toplumsal hafızada aktarımı, hâlâ ciddi bir konu.

Ancak, son 20 yılda bu ‘biricik soykırım’ algısında birtakım kırılmalar meydana geldi. Bu kırılmalar hem Ruanda(1994), Srebreniça (1995) ve Darfour (2003) gibi güncel olaylardan kaynaklandı, hem de Ermeni Soykırımı ve 1939-1944 Çingene Soykırımı Porajmos dahil geriye dönük hafıza çalışmaları sayesinde oldu.

Böylece Ermeni Soykırımı, artık Holokost’un önemini zayıflatacak ‘rakip’ bir soykırım olarak görülmemeye başladı.

Bu durumda, kanımca üç aktör önemli rol oynadı:

– Bağımsız Ermenistan’ın, özellikle Avrupa Konseyi nezdinde diplomatik çabaları.

– Batı Ermenilerinin etkinliklerinde, 1970’lerdeki şiddet eylemlerinin yerini 1990’lardan itibaren inatçı bir pedagojik sivil toplum hareketinin alması. Taşnakların sivilleşmesini kastediyorum.

– Türkiyelilerin, ülke içinde ve dışında, küçücük bir grup tarafından başlatılan hafıza çalışmalarının gittikçe daha fazla değer kazanması. Bunlar, 2008’deki ‘Özür Diliyoruz’ kampanyası ve 2015’teki ‘Ortak Bir Rüyamız Olsun’ kampanyası.

MAKALENIN DEVAMI

 

 
Poster un commentaire

Publié par le mars 24, 2015 dans Media

 

Étiquettes : , , ,

HRANT DİNK VAKFI YENİ BİNA AÇILIŞI

HRANT DİNK VAKFI YENİ BİNA AÇILIŞI

Capture d’écran 2015-03-23 à 19.26.15

 
Poster un commentaire

Publié par le mars 23, 2015 dans News

 

Étiquettes : , ,

Water Diviner / Son Umut: Prodüksiyon aşaması

Water Diviner / Son Umut

Prodüksiyon aşaması

 

499106

 

– Abi, 1919’da İstanbul’da geçen bi filim çekcez, ne koyalım içine ?

– Hmmm, tabi bi takım demirbaşlar var, olmazsa olmaz

– Yazıyorum abi

– Kalabalık pazar yeri (yerliler anlaşılmaz bir dilde bağarsınlar); tüneller geçitler, camiler elbette; ezanları bol tutun, olur olmaz her yerde ezan olsun. Tren şart, kesinlikle tren olmalı. Ha bir de olmazsa olmaz, çatıda kovalamaç. Ben çatıda kovalamaç olmayan İstanbul filmine İstanbul filmi demem. Çatıda kovalamaç candır.

– Abi camilerin yanına bi de kilise koyalım mi ?

– E olabilir tabi hoş olur.

– Bir de hamam koyun dedi bi arkadaş.

– Senaryoda hamamla ilgili bir şey var mi ?

– Yok ama olsun. Yani tam olsun, bi tane hamam koyalım bence

– Tamam hamam da olsun. Ha bak unutuyordum, mutlaka kahve falı olmalı.

– Tamam abi. Kahve dedin de çay da içiyor bunlar, tuhaf bardaklarda.

– Hocam 1919 dedin, o tarihte çay may yok, çok daha geç çay.

– Ya boş ver abi kim bilecek, çay da içirelim iste. Egzotik olur.

– E peki tamam çay da olsun, bi de rakı var istersen?

– Ya simdi bunlar habire şehadet getiren Halifenin askerleri, tuhaf olmaz mi rakı uzo ?

– Bence olsun, rakı içsinler, bizimkilerin hoşuna gider.

– Bi de çocuk var senaryoda abi, 10 yaşında, Türk çocuk, ama bizim başaktörle nası samimî olsunlar « birden içim kaynadı, size baba diyebilir miyim? » kıvamına gelsinler ?

– E konuştur çocuğu şakırr şakırr İngilizce olur işte.

– Abi 1919 diyorum, 10 yaşında diyorum.

– Olsun hocam, senin askerler de konuşmuyor mu İngilizce ? Ayni şey, sen ver repliği. İngilizce replik demişken Haluk Bilginer kadroda değil mi ?

– Abi aradık ama telesekreter çıktı, bu Kan’da ödül alan adamın başka bi filminde oynayan bir adam var. Böyle yassı enseli bıyıklı falan, tam Türk, onu aldık. Bi de lokal bir komik dram rolüne iyi gider dedik öyle hallettik işte.

– E hadi bakalım, öyle olsun. Ama yani Haluk Bilginer’siz İngilizce filim bence risk.

– Bi de şey derdi var Türkler’e saldıran Yunanlılar.

– Hah bak o önemli, Türkiye’de gişe yapmak istiyorsan, heppppsi istisnasız iğğğranç çirkin olmalı, bir de kötü olmalılar, yakıp yıkmalılar, hele bi de acayip bi şiveyle Türkçe konuşurlarsa tadından yenmez.

– Tamam abi, çok sağol hepsini yazdım, bu Türklere nasıl daha fazla seyrettiririz filmi ? Bi şey eklemek istiyorsan çekinme.

– Hmmm, sizin askerler rakı içiyor ya. Hah iste kadehi Mustafa Kemal’e kaldırsınlar, peynir ekmek gibi gider.

– Ooooo, bomba gibi fikirmiş. çok sağol abi.

 
Poster un commentaire

Publié par le mars 20, 2015 dans News

 

Étiquettes : , , , , ,

SINIRLARI ASMAK -FRANCHIR LES FRONTIERES

SERGI
SINIRLARI ASMAK -FRANCHIR LES FRONTIERES

MESUT TUFAN – ZAVEN KHACHIKYAN

AÇILIŞ: 26 MART PERŞEMBE, 19:00 VERNISSAGE : JEUDI 26 MARS À 19H

26.03.2015 – 07.05.2015
İSTANBUL FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ / INSTITUT FRANÇAIS DE TURQUIE À ISTANBUL İstiklal Cad. 4 Taksim 0212.393.81.11

SINIRLARI ASMAK DAVETIYE G029351[2]

Capture d’écran 2015-03-15 à 00.57.46

 
Poster un commentaire

Publié par le mars 14, 2015 dans Manifestations culturelles, News

 

Étiquettes : , , , , , ,

Le religieux dans le processus d’intégration européen : la Turquie

Le religieux dans le processus d’intégration européen

La Turquie

 

Séance Intégration Turquie

 
Poster un commentaire

Publié par le mars 13, 2015 dans Manifestations scientifiques

 

Étiquettes : , ,

 
%d blogueurs aiment cette page :