RSS

Fransa ve Müslümanları zorlu bir sınav bekliyor

09 Jan

Fransa ve Müslümanları zorlu bir sınav bekliyor

SAMIM AKGÖNÜL

Zaman, 9 Ocak 2015, Cuma

Zaman

Fransa’da anarşist düşüncenin ve mizahın en önemli kalelerinden Charlie Hebdo’nun büyük bir soğukkanlılıkla, kendilerini açıkça (hatta biraz fazla açıkça) İslam’la özdeşleştiren katiller tarafından saldırıya uğraması  “İslamofobi” kavramını gene gündeme taşıdı. Bu saldırıların sebebinin “İslamofobi” olduğunu söyleyenler de çıktı, sonuçlarının “İslamofobi”yi körükleyeceğini belirtenler de. Kanımca ikisi de doğru, ikisi de yanlış.

Fransa toplumu 1789 ve 1968 devrimlerinden beri diğer Batı ülkelerinde olduğundan çok daha fazla tabuların, dogmaların kabul edilmediği bir yer. Temel insan haklarından ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve en önemlisi “droit de blasphème” yani bütün dinsel kutsallıklara, dogmalara ve bütün dinsel figürlere karşı eleştiri hakkı, hiciv ve alay hakkı bu toplumda içselleştirilmiş kavramlar.

Charlie Hebdo da bu “droit de blas-phème’i en etkin kullananlardan. Özellikle Katolik kilisesini, Papa’yı, Museviliği ve son zamanlarda (diğerlerinden çok daha az olsa da) İslamî dogmayı alaya alan, sertçe eleştiren karikatür ve yazılar yayınlıyor. Diğer bir deyişle bu dergi kesinlikle Müslüman, göçmen, yabancı düşmanı bir dergi değil, tam aksine Fransız sağının korkulu rüyası, en önemli hedefi Ulusal Cephe, yani Fransa milliyetçi sağı. Bağnazlık karşıtı bir yayın.

Böyle bir ortamda, Fransa Müslümanlarının bir kısmının ve özellikle de çoğunluğun Müslüman olduğu ülkelerden gelen “İslamofobi” adı altında İslam’ın kutsallıklarının eleştirilmesinin ya da hicvedilmesinin kriminalize edilmesi toplumda tam tersi bir etki yaratmakta.

Tam da bu yüzden Fransa özelinde ama genel kavram olarak da  “İslamofobi” söyleminin değiştirilmesinin şart olduğu ortada, zira her şeyden önce bu söylem Müslümanlara, özellikle de azınlıktaki Müslümanlara büyük zarar veriyor.

İslam’ın bütün düşünce sistemleri gibi eleştirisi ve hicvi  kendilerinden ve inançlarından emin Müslümanlar tarafından hoş görülmeli. Elbette Müslüman bireylerin Müslüman oldukları için ayrımcılığa uğramaları, ırkçılık kurbanı olmaları yani “Müslümanofobia” ile muhakkak sert bir şekilde mücadele edilmeli. Aksi takdirde her söylem ve hiciv kriminalize edilince kendilerini İslam’ın temsilcisi ilan edenler cinayet işleyip, şiddete başvurup en büyük kötülüğü zaten hassas bir durumda olan Müslümanlara ve daha geniş çerçevede İslam’a yapabiliyorlar.

Danimarka’da yayınlanan, çoğu çok kötü ve komik olmayan karikatürlerden bazıları İslam’ı şiddet dini olarak hicvediyordu. Buna cevap özellikle Mısır’da ama başka Müslüman ülkelerde de görülmemiş bir şiddet oldu. Kısır bir döngü içinde liderlerin kızıştırdığı “Müslümanlar” diplomat öldürdüler. Örnekler çoğaltılabilir. İslam’ın bir barış dini, bir hoşgörü dini olduğunu bıkmadan söylemek bile Fransa’da hem algılama hem de kendini algılama açısından büyük bir etki yaratmayacaktır.

Geldiğimiz noktada özelde Fransa toplumu ve Fransız Müslümanları, genelde bütün Avrupa ve Müslüman ülkeler için zor bir dönem başlayacak. Burası kesin. Ait oldukları Fransız toplumu içinde bir varoluş meşruiyeti  arayan Fransız Müslümanlar Fransız toplumunun milliyetçi kesimi tarafından hedef gösterilecekler, “güvenlik önlemleri” çerçevesinde özgürlükler kısıtlanacak ve şüphesiz Fransız sağı nefret söylemini bileyecek. Ama bunun tersini de unutmayalım. Radikalleşmiş Müslüman çevreler de aynı nefret söylemini Müslüman olmayanlara karşı kullanmaktalar ve bu olaydan sonra bu söylem daha da keskinleşecek.  Toplumsal ve kimliksel  kırılmanın derinleşme riski büyük. Ancak altını çizmek gerek, dün milliyetçi sağ parti Ulusal Cephe karşıtı gösterilerde buluşan, bugün ifade özgürlüğünü savunmak için toplanan yüzbinler yarın ırkçılığa karşı Müslümanları korumak için de toplanacaklardır. Aynen geçen hafta Almanya’da olduğu gibi.  Fransa’da Müslümanlar dahil toplumun ezici bir çoğunluğunun özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe cesurca kalkan olup her türlü toplumsal kırılmaya ve ırkçılığa karşı beraber ayakta duracağına herkesin emin olması gerek.

 
Poster un commentaire

Publié par le janvier 9, 2015 dans Media

 

Étiquettes : , ,

Laisser un commentaire

Entrez vos coordonnées ci-dessous ou cliquez sur une icône pour vous connecter:

Logo WordPress.com

Vous commentez à l'aide de votre compte WordPress.com. Déconnexion / Changer )

Image Twitter

Vous commentez à l'aide de votre compte Twitter. Déconnexion / Changer )

Photo Facebook

Vous commentez à l'aide de votre compte Facebook. Déconnexion / Changer )

Photo Google+

Vous commentez à l'aide de votre compte Google+. Déconnexion / Changer )

Connexion à %s

 
%d blogueurs aiment cette page :