RSS

Karikatürlerde dinsel ve sınıfsal ayrımcılık

04 Fév

Karikatürlerde dinsel ve sınıfsal ayrımcılık

Milliyet

04.02.2013

Ercan Akyol’un karikatürünü okurlarımız ‘incitici’ buldu. Akyol karikatürünü ‘durum komiğine alınganlık olmaz’ diyerek savundu. Prof. Dr. Akgönül ise “Ayrımcı dil ve aşağılama var” diyor

karikaturlerde-dinsel-ve-sinifsal-ayrimcilik-3009989

BELMA AKÇURA/okur@milliyet.com.tr
bakcura@milliyet.com.tr

Danıştay 8. Dairesi’nin avukatlığın “kamu görevi” değil “serbest meslek” olduğu gerekçesiyle türbana vize vermesi,  Milliyet’te Ercan Akyol’un bu karara ‘gönderme yaparak’ çizdiği bir karikatüre de konu oldu. Çok sayıda okurumuz, söz konusu karikatürün bir gruba yönelik aşağılama içerdiği konusunda birleşiyor.

Türban üzerinden ayrımcılık
Emine Uçak, “Avukatların başörtülü davalara girmesiyle ilgili yayınlanan karikatürünüz çok incitici ve rahatsız edici. Bunu Milliyet’te görmek istemezdim” derken, Muhittin Fenerci adlı okurumuz insanları aşağılayan ve rencide eden yayınların yapılmaması gerektiğini belirterek şöyle diyor: “Örneğin İngiliz halkı inancı İslam olmasa da başörtülü bayanların kamusal alanda çalışmasına saygı gösteriyor ama bizim ülkemizde tam tersi, eğitimli aydın olduğunu söyleyen insanlardan daha fazla tepki görüyoruz.” Suat Bayar ise türban, küpe gibi simgeler üzerinden ayrımcılık yapan bir ülke olmaktan artık kurtulmak gerektiği görüşünde.

Komikliğe alınganlık olmaz
Ercan Akyol Okur Temsilcisi’ne gönderdiği açıklamada karikatürüne haksız eleştirilerin yapıldığını söylüyor:
“Siyasi karikatürün varlık nedeni eleştirmektir. Düzenin, kurumların aksayan yanlarını eleştirir, yönetim erkinde söz sahibi olanların yanlış uygulamaları da bu eleştirilerden payını alır. Kamuoyunu oluşturma ve bilgilendirmede katkı sağlamak siyasi karikatürün gereğidir. Bir ülkede siyasi gazete karikatürünün muhalefet yapabilme gücü, demokrasisinin gelişkinliğinin göstergesidir. Karikatür düşüncenin mizahi yoldan aktarımıdır, düşüncesini paylaşmazsanız bile katlanmak, demok-rat olmanın ön koşulu değil mi? Türkiye’de kara çarşaf giydirilen kadınların yaygın olması gerçeğinden hareketle, siyah çarşaf-siyah cüppe çağrışımı benzeşiminden durum komiği çıkıyordu. Alınganlık gösteriyorlarsa bu yazık ki, marazi algılamadır. Durum komiğine alınganlık olmaz,  çünkü ötesi yok ki, ‘’durum’’ bu, tespit bu. Ayrıca yargının bağımsızlığını kaybetmesi, laik yargıdan uzaklaşılması v.s. “şikâyetçi okurların” vicdanlarını rencide etmiyor mu?

Kimlik ve birey üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan, Strasbourg Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Samim Akgönül karikatürün yarattığı algıyı yorumladı:

Dinsel, sınıfsal aşağılama
“Bu karikatürde dinsel stereotip kullanılmış. Örtünen kadının çarşaflı olması onun geri kalmışlığını simgeliyor. Avukat cübbesi ve başörtüsü çarşaf  haline geliyor. Yani görünürlük içeriği açıklıyor. Bu açıdan karikatür çok sorunlu. Bir de sınıfsal stereotip kullanılıyor. Çarşaflı kadın “doğal olarak” eğitim görmemiş olarak resmediliyor. Ve eğitim görmenin aslında başörtüsü takma sebeplerini ortadan kaldırması gerektiği mesajı veriliyor. Bu iki açıdan da karikatür aşağılayıcı, benim müslümanofobia dediğim davranış şekline girebilir. Yani Müslümanlık varoluş tarzının aşağılandığı söylenebilir. Burada şiddete çağrı yok. Sadece küçük görme var. Bu açıdan bakıldığında karikatürün ayrımcı bir dil kullandığını ancak nefret söylemi çerçevesine girmediği düşünülebilir. Şunu da belirtmek isterim; aşağılama, küçük görme, alay etme, Bourdieu’nün “Sembolik şiddet” olarak kavramsallaştırdığı şiddete de girebilir. Diğer bir deyişle, bu karikatür şiddete çağrı yapmıyorsa da, kendisi sembolik şiddet uyguluyor olarak nitelendirilebilir.

OMBUSMAN GÖRÜŞÜ:

Medyanın ifade özgürlüğünü çoğu kez manipülatif amaçla kullandığı bilinen bir gerçek. Simgeler üzerinden kişilere yönelik ayrımcılıkla, sisteme yönelik eleştirel ifadeler arasında ciddi fark vardır. Aksoy’un söylediği gibi ortada bir durum komikliği görünmüyor. Milliyet simgeler üzerinden bazı grupları ve kişileri aşağılayan haber ve karikatürlere karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmek durumunda. Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak’ın izlediği yayın politikasının da bir gereği olarak, insanları dini, etnik, cinsiyetçi sınıfsal kimlikleriyle aşağılayan söylemlere ‘karşı’ duruşunu sürdüreceğine olan inancımızı koruyoruz.

 
Poster un commentaire

Publié par le février 4, 2013 dans News

 

Étiquettes : , , , ,

Laisser un commentaire

Entrez vos coordonnées ci-dessous ou cliquez sur une icône pour vous connecter:

Logo WordPress.com

Vous commentez à l'aide de votre compte WordPress.com. Déconnexion / Changer )

Image Twitter

Vous commentez à l'aide de votre compte Twitter. Déconnexion / Changer )

Photo Facebook

Vous commentez à l'aide de votre compte Facebook. Déconnexion / Changer )

Photo Google+

Vous commentez à l'aide de votre compte Google+. Déconnexion / Changer )

Connexion à %s

 
%d blogueurs aiment cette page :