RSS

Ya tıkla ya terket

19 Mar

Ya tıkla ya terket

Samim Akgönül

Radikal

03/02/2008

 

Size de geliyor mu bilmiyorum. Fark etmiş olmamanız imkansız. Elektronik posta gruplarında, internet sitelerinde, arkadaşlık kurma sitelerinde, tartışma forumlarında ‘Oy verin, memleketi kurtarın’ mesajları dönüp duruyor. Bu tip anketlerde, en uzağa kim taşı atacak yarışına giren ülkelere verilen oylara baktığınızda, ulusal kimliklerini betimlemekte zorlanan, ve dış dünyaya karşı devamlı bir rövanş isteğiyle yanıp tutuşan ülkelerin oy oranlarının yüksekliği hemen göze çarpacaktır. Bu bir çeşit dışavurum, kendini kendi varlığına ikna edebilme çabası olarak görülebilir. Çünkü sonuçta anketleri izleyenler de aynı şekilde çok oy veren milletlerdir. Hele hele, hasım olarak kabul edilen ulusların « başabaş » olmaları durumunda, internet ağları tam hız işlemeye başlıyor, rakibin oylarının geçilmesi, yenilmesi için duygusal baskı yapılıyor, « ya tıkla ya terket » ortamı yaratılıyor, katılmamak bir çeşit vatana ihanet olarak görülüyor, oy isteyen elektronik mesajlar (millî) duygu sömürüsü ile doluyorlar.

Elbette ulusal varlığından şüphe eden, kendini devamlı bir tehdit altında hisseden toplumların zaafını bilen çeşitli « girişimciler » bu tip anketleri çoğaltıyor, propaganda işini ise, bilgisayar başında ona buna vatanı kurtaralım, oy verelim mesajı atan kişilere bırakıp parayı topluyorlar. İşin ilginç tarafı bu anketlere katılanlar, bir süre sonra katıldıkları anketleri unutup başka anketlere tıklıyor ve diğer anketlerin sonuçlarını bile merak etmiyorlar.

« Kimin tekrar yaşamasını isterdiniz » anketinde son gördüğümde Mustafa Kemal Atatürk yüzde 87 oyla birinciydi, ikinciliği yüzde 4 oyla Hitler alıyordu. Acaba anket bitti mi? Mustafa Kemal Atatürk tekrar yaşamaya hak kazandı mı? Gene son bir furya esnasında « en iyi millet » anketinde Ermenistan, Azerbeycan ve Türkiye başabaş, kıran kırana bir yarış yürütüyorlardı. Acaba hangi millet en iyi millet ünvanını kazandı? Oy verip de takip edeniniz var mı?

http://www.votethenation.com sitesi olaya yeni bir bakış açısı getirmiş, hem istediginiz ülkeye müspet oy verebiliyorsunuz hem de menfî. Bunlar grafiklerle açıklanıyor. 29 Ocak itibarıyla Türkiye’den oy verenlerin yüzde 78’i Türkiye’ye oy vermiş, yüzde 16’sı Azerbeycan’a. Gene Türkiye’den oy verenlerin yüzde 71’i Ermenistan aleyhinde oy kullanmışlar, yüzde 8’i ABD, yüzde 5’i Yunanistan ve yüzde 3’ü de Fransa’yı sevmiyormuş. Üç saatte bir oy verilebiliyormuş!

Olgunlaşmamış milliyetçilik

Kimin bayrağı daha uzun, kimin şarkısı daha çok kısa mesajla oy alacak, kimin ülkesi daha güzel, kimin güzeli kainat güzeli? Sanal ortam her şeye olduğu gibi olgunlaşmamış milliyetçilik duygularına de alet olabiliyor. Diyeceksiniz ki olgunlaşsa ne olur? Haklısınız. Belki olgunlaşsa varolduğuna inanılan diğer uluslara da varolma meşruiyeti verebilir milliyetçiler. En azından « düşman » milletlerin milliyetçilerinin de aynı zihinsel mekanizma ile düşündüklerini idrak edebilirler.

Varolduğuna inanılan dedik. Çünkü elbette ulus kategorisi de hayali bir kategori, inşa edilmiş, kurulmuş, sınırları belirsiz ve oynak. Geertz’in birincil ya da Isaacs’in biyolojik milli kimlik teorileri çoktan yerle bir edilmiş durumda. Bir millet hayal ediyoruz hepimiz, o millete aidiyet kriterlerini her gün yeniliyoruz. Bu kriterleri yeni nesillere aktarmaya çalışsak da her nesil kendi tanımını getiriyor milletin. Ve kavramlar bağlamlara uyarak yaşıyorlar. Barth’ın dediği gibi bir milleti tanımlayan sınırlarıdır, elbette siyasi ve fiziki sınırlardan bahsetmiyoruz sadece, kendimizin koyduğu kimliksel, ‘kültürel’ sınırlardan bahsediyoruz. Ve bu sınırlar belirsizleştikçe milletin yok olmasından korkuluyor, bölünmesinden. Halbuki olan sadece devinim, tanımın ve dolayısıyla tanımlanan kavramın sürekli değişimi. ‘Panta Rei’ demiş filozof, herşey akar. Yok olan bir şey yok. Ve yok olma, var olmama korkusu yayıldıkça geniş kitlelere, tepkiler garipleşiyor. Kendini büyüklüğüne inandırma araçları da çoğalıyor. Bazen sanal ortamda kimsenin okumadığı anketlerde milletini yüceltme yarışına kadar varabiliyor bu tuhaflıklar.

 
Poster un commentaire

Publié par le mars 19, 2012 dans Media

 

Étiquettes : , ,

Laisser un commentaire

Entrez vos coordonnées ci-dessous ou cliquez sur une icône pour vous connecter:

Logo WordPress.com

Vous commentez à l'aide de votre compte WordPress.com. Déconnexion / Changer )

Image Twitter

Vous commentez à l'aide de votre compte Twitter. Déconnexion / Changer )

Photo Facebook

Vous commentez à l'aide de votre compte Facebook. Déconnexion / Changer )

Photo Google+

Vous commentez à l'aide de votre compte Google+. Déconnexion / Changer )

Connexion à %s

 
%d blogueurs aiment cette page :