RSS

‘Önümüzde uzun bir yol var’

05 Fév

‘Önümüzde uzun bir yol var’

Radikal, 03/02/2012

Ipek Izci

Samim Akgönül: ‘Türkiye gibi sert tekil kimlik üzerine inşa edilmiş ulus devletlerde azınlıkların tehdit olarak algılanması devam ediyor. Bu azınlıkların sessiz olmaları amaçlanıyor’

 

Fotoğraf: OZAN GÜZELCE/MİLLİYET

Strasbourg Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Samim Akgönül’ün 15 yıldır ‘azınlık’ konusu üzerinde yaptığı çalışmalardan yeni kitabı ‘Azınlık: Türk Bağlamında Azınlık Kavramına Çapraz Bakışlar’ doğdu. Akgönül, “Türk ulus devletinin inşasında azınlık olarak nitelendirilen gruplara reva görülen muamele 20. yüzyıl boyunca o kadar sert oldu ki, artık hiçbir grup bu statüyü kabul etmiyor” diyor…

Kitabınızda her yönüyle azınlık kavramını inceliyorsunuz. Türklere göre azınlık kimdir?

Hem devlette hem de kamuoyu algılamasında ‘azınlık’ gayrimüslimdir. İşin ilginç tarafı, 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Osmanlı toplumsal sisteminde ‘azınlıklar’dan bahsetmek zor. Milletler önce dinsel aidiyet üzerinden belirlenmiş, daha sonra 19. yüzyılda buna ulusal aidiyetler de katılmış. Ancak 20. yüzyılda Türk ulusu, Müslümanlığa aidiyeti Türklüğün temel taşı olarak belirlediği için azınlık ezilen bir statü olarak sadece gayrimüslimlere verilmiştir. Müslüman olup da Türk olmayanlar ise Türklüğe asimile edilebilir görülmüşlerdir. Bu asimilasyon başarılı olmuştur, bir tek istisna dışında: Kürtler.

Azınlık kötü bir sıfatmış gibi algılanıyor.


Evet, Türkiye’de azınlık olmak ezilmekle, ikinci sınıf vatandaşlıkla, bir aciz durumuyla eşanlamlı olduğundan sosyolojik olarak azınlık olan birçok grup, örneğin Kürtler ya da Aleviler, bu tanımı reddediyor.

Azınlık kavramının kirlenmiş olduğundan bahsediyorsunuz.


Evet, Türk ulus devletinin inşasında azınlık olarak nitelendirilen gruplara reva görülen muamele 20. yüzyıl boyunca o kadar sert oldu ki, artık hiçbir grup bu statüyü kabul etmiyor. Azınlık olmak, hukuksal ya da sosyolojik alelade bir statüyü değil, bir acz durumunu, bir ezilmişliği simgeliyor. Kürtler için durum daha da karmaşık. Ulusun tanımına uymayan gayrimüslim topluluklar önce yok edildi, kalanlar ise sayıca azlaştırıldı. 20. yüzyıl boyunca Balkanlar’dan, Kafkasya’dan ve Ortadoğu’dan Anadolu’ya akan Müslüman topluluklar için ise asimilasyon süreci layıkıyla işledi. Bu gruplardan kalan kimlik imleri ise tehlikesiz folklor öğesi haline geldi. Bugün Türkiye’de Laz deyince akıllara fıkralar ve hamsi, Boşnak deyince börek, Çerkez deyince tavuk, Kafkas deyince dans gelir. Halbuki bunların hepsi eşit derecede onurlu etnik gruplardı. Kürtler için ise bu üç basamaklı siyasa başarılı olmadı. Zira sayıca çoktular ve en önemlisi yerel bir halktılar. Kürtler yok edilemedi, asimile ve folklorize edilemediler. Kanımca bulunduğumuz durumda Kürtlere azınlık hakları tanınmalı ancak bunun ismi azınlık kavramının kirlenmişliğinden dolayı ‘azınlık hakları’ olmamalı.

Röportajin devami

 
Poster un commentaire

Publié par le février 5, 2012 dans Media

 

Étiquettes : , , , , , ,

Laisser un commentaire

Entrez vos coordonnées ci-dessous ou cliquez sur une icône pour vous connecter:

Logo WordPress.com

Vous commentez à l'aide de votre compte WordPress.com. Déconnexion / Changer )

Image Twitter

Vous commentez à l'aide de votre compte Twitter. Déconnexion / Changer )

Photo Facebook

Vous commentez à l'aide de votre compte Facebook. Déconnexion / Changer )

Photo Google+

Vous commentez à l'aide de votre compte Google+. Déconnexion / Changer )

Connexion à %s

 
%d blogueurs aiment cette page :