RSS

Yeni BBC yazisi

25 Déc

2009, Fransa’da kimlik yılı

Samim Akgönül

Strasbourg

Fransa tatsız. Bütün 2009 boyunca da tatsız oldu.

Yoksa ben mi tatlı şeyleri göremedim? Olabilir elbette.

Ancak kimlik tartışmaları olan yerde tatsızlık olması maalesef doğal. Bütün bir sene boyunca bu kimlik konusuyla boğuştuk, takıldık kaldık.

Sene Fransa’nın sosyal ve entelektüel kimliği ile ilgili çok ateşli bir tartışmayla başladı.

Üniversiteliler, ama öğrencisinden hocasına, araştırmacısına bütün üniversiteliler, bir toplumsal kurum olarak Üniversite’nin tümü ayağa kalktı Ocak ayından itibaren.

Sezar’ın hakkı Sezar’a, hareketi başlatan hocalar oldu ilk başta. Halbuki genelde protestolar öğrenci tarafından gelir.

Şubat ayının başından itibaren öğrenciler de katıldı hocalarının grev çağrılarına, ve, sıkı durun, neredeyse dört ay Fransa’daki hemen hemen bütün üniversiteler bloke oldular.

Bir Mayıs 68 havası esti kış boyunca anfilerde.

Ancak korkarım (ulusal kimlik) tartışma(sı)nın sonunda kabak gene zaten marjinalize olmuş, toplumun alt katmanlarına sıkıştırılmış, göçmen asıllı grupların başına patlayacak… En azından ulusal kimliği tehdit ediyorlar bahanesiyle parmakla gösterilecekler kamuoyunda.

İlk önce saçma gelecek ama Hocaların korkusu, üniversitelere daha fazla özerklik verilmesini öngören yasaydı.

Fransa’da zaten üniversiteler özerk ancak finansal açıdan da daha fazla özerklik üniversiteler arasında eşitsizliğe yol açar korkusu hakimdi. Ayrıca artık kariyerler merkezden değil üniversitelerden belirlenecekti, bu da her türlü ideolojik torpile imkan verebilecekti.

Öğrenciler ise hem üniversite eğitiminin iyice ikinci plana atılmasından endişeliydiler, hem de ortaokul ve lise öğretmenlerinin yetiştirilmesinde yapılan sistem değişikliğinin, mesleklerine hazırlıksız gençler yetiştireceğinden şikayetçiydiler.

Öğretmen Formasyonu Enstitüleri kapatılacak, öğretmenlik üniversite bünyesinde herhangi bir disiplin haline gelecek, ulusal öğretmenliğe geçiş sınavı CAPES kaldırılacak, yerine master programları getirilecek, staj süresi hemen hemen sıfıra indirilecekti.

Böylece dersler iptal oldu, sınavlar iptal oldu, üniversite binalarının kapılarına barikatlar kuruldu… Hükümet bekledi, bekledi, Mayıs ayında hareket yavaşladı ve… söndü.

Yasa da gayet güzel geçti. Boşa giden bir üniversite yılı.

Tatsız demiştim ya…

Dünya sahnesine dönüş

Aynı dönemde Fransa’nın askeri ve uluslararası kimliğini yakından ilgilendiren bir tartışma peydah oldu.

Fransa NATO’nun kurucu üyelerinden biri. Ancak General De Gaulle’ün egemenlikçi politikası çerçevesinde Paris, 1966’da NATO’nun komuta kanadından çekilmişti.

Ve bu tarihten itibaren Fransa, NATO’dan bağımsız bir dış güvenlik politikası izlemişti.

Nicolas Sarkozy’nin Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Fransız dış politikasında önemli değişiklikler oldu.

Bunların en başında elbette Fransa – ABD yakınlaşması geliyor.

Bunun yanında Sarkozy bir Dünya lideri olabilmek, en azından böyle görünebilmek amacıyla son derece istekli ve ihtiraslı bir aktivizm içine girdi. AB’de olduğu kadar (dönem başkanlığı), Güney Amerika’da (İngrid Betancourt’un serbest kalması), Ortadoğu’da olduğu kadar (Libya ile barışma) Kafkaslarda (Gürcü-Rus savaşı) Fransa güçlü olmaya uğraştı.

Elbette dış politikada alınan bu keskin viraj NATO’nun komuta kanadına girmeyi de elzem kıldı… amma.

Aması var. NATO Zirvesi Barack Obama dahil bütün liderlerin katılımıyla 3-4 Nisan’da Strasbourg’da, benim yaşadığım şehirde yapıldı.

Şehir tam anlamıyla abluka altına alındı, ve maalesef Fransa gibi demokratik ve ifade özgürlüğüne saygı gösteren (en azından kendini böyle gören) bir ülkede NATO karşıtlarıyla tam bir kedi fare oyunu oynandı, yüzlerce güvenlik mensubu seslerini kısmaya çalıştı.

Ortaya son derece can sıkıcı, son derece tatsız bir manzara çıktı. Strasbourg’un yaşanamaz durumda olması cabası!

Ulusal kim?

Ama elbette en can sıkıcı konu şu ulusal kimlik tartışması konusu.

Hatırlanacağı gibi Nicolas Sarkozy 2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası sırasında ırkçı sağın oylarını çekebilmek için son derece ulusalcı bir söylem geliştirmiş, Ulus – Göç ve İslam konuları arasında yapay bir bağ kurmuş, amacına da ulaşmıştı.

Cumhurbaşkanı olur olmaz da tuhaf bir bakanlık ekledi hükümete. Şaşırmayın: Göç, Entegrasyon, Ulusal Kimlik ve Dayanışmalı Gelişme Bakanlığı (!)..

Bunun anlamı şu, göç ve entegrasyon meseleleri ulusal kimliği tehdit ediyor, bu bir. Göç veren ülkelerin gelişmesine yardımcı olalım ki buradan insanlar gelmesinler, bu da iki.

Bu bakanlığın başına ilk önce Sarkozy’nin sağ kolu, şahinlerden Brice Hortefeux getirildi.

Daha sonra Hortefeux İçişleri Bakanlığına terfi edince yerini Sosyalist partiden ayrılan Eric Besson aldı. Kendini ispat etmesi gerekiyordu Besson’un.

Ve yeni bakan işine dört kolla sarıldı. Bir yandan « yasadışı » göçmen avına çıkıp Afganistan’a ve Afrika’ya charter uçaklarını doldururken diğer yandan da Sarkozy’nin yerel seçimlerden hemen önce dikkatleri dağıtmak için kullanmak istediği Ulusal Kimlik tartışmasını resmen başlattı.

Bu konuda bir internet sitesi açıldı, herkes aynı soruya cevap verebilsin diye: Sizce Fransız Olmak Nedir ?

Ayrıca valiliklerde tartışmalar düzenleniyor her hafta. Eğer bu tartışmadan kimliğin hem çoğul hem de zaman ve mekan içinde dinamik olduğu sonucu çıkar ve bu dinamizmin hem doğal hem de pozitif olduğu anlaşılırsa; eğer toplumdaki her katmanın bu devamlı değişken kimliğe katkıda bulunduğu tespiti yapılıp, her alt kimliğin katkısının değerli olduğu anlaşılırsa, elbette bu konuda bir kamu tartışması gayet makul.

Ancak korkarım bu tartışmanın sonunda kabak gene zaten marjinalize olmuş, toplumun alt katmanlarına sıkıştırılmış, göçmen asıllı grupların başına patlayacak.

Çeşitli zorlayıcı « önlemler » alınacak. En azından ulusal kimliği tehdit ediyorlar bahanesiyle parmakla gösterilecekler kamuoyunda.

3-5 oy için gene ötelenecekler.

Dedim ya, Fransa tatsız, 2010 daha tatlı olur umarım.

 
Poster un commentaire

Publié par le décembre 25, 2009 dans News, Nouvelles Publications

 

Étiquettes : , , , , ,

Laisser un commentaire

Entrez vos coordonnées ci-dessous ou cliquez sur une icône pour vous connecter:

Logo WordPress.com

Vous commentez à l'aide de votre compte WordPress.com. Déconnexion / Changer )

Image Twitter

Vous commentez à l'aide de votre compte Twitter. Déconnexion / Changer )

Photo Facebook

Vous commentez à l'aide de votre compte Facebook. Déconnexion / Changer )

Photo Google+

Vous commentez à l'aide de votre compte Google+. Déconnexion / Changer )

Connexion à %s

 
%d blogueurs aiment cette page :